Boğaziçi Üniversitesi Onur Yürüyüşü Davası

https://www.gazeteduvar.com.tr/bogazici-universitesindeki-onur-yuruyusune-polis-saldirdi-70-ogrenci-gozaltinda-haber-1565625
(kaynak: gazete duvar)

9. Boğaziçi Onur Yürüyüşü’ne katılan 69 öğrenci ve bir öğretim üyesi (2022 Ekim ayında bir öğrencinin yaşamını yitirmesi nedeniyle 69 sanık) hakkında açılan dava, 29-30 Mayıs ve 1 Haziran günlerinde İstanbul 58. Asliye Ceza Mahkemesi’nde (30 Ağır Ceza Mahkemesi salonu) başladı.
Oturumlarda savunmalarını yapan öğrencilerin tümü, “ihtara rağmen dağılmamakla suçlanmalarına rağmen polisin uyarı yapmadığını belirttiler. Öğrencilerin savunmalarında özetle şu noktalar öne çıktı:
* Pek çok eylemde katılımcılara şiddet uyguladığı için hakkında suç duyuruları bulunan İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürü Hanifi Zengin’in öğrenciler “Ya seve seve ya zorla alacağız sizi”/”s… s… alacağız” dediğini birden fazla öğrenci dile getirdi. Zengin’den şikayetçi olduğunu söyleyen öğrencilerden Y.O.A. “Zengin’in ‘Aşkını aldık, artık sıra sende diyerek’ üstününe yürüdüğünü, bileğine beş tane ters kelepçe yapılmışken polise bunun insanlık suçu olduğunu söylediğinde ‘Siz böyle şeyleri sevmiyor musunuz?’ yanıtını aldığını aktardı”. Bir başka öğrenci de yaşadıklarını şöyle anlattı:
“Bizi sürükleyerek, saçlarımızdan çekerek gözaltı aracına aldılar. Otobüste dişimi sıkmaktan dolgum kırıldı, böyle rezalet bir gündü! Gözaltı sürecine ve şu an yaşadıklarımıza bakınca… Onur Yürüyüşü’nün, dikkat çekmeye çalıştığı değerlerin ne derece doğru ve gerekli olduğunu gösterdiğini düşünüyorum.” 
* Polislerin mümkün olduğunca fazla kişiyi gözaltına alma çabasında olduğunu ifade eden öğrenciler, sağlık kontrolleri dışında, gözaltı aracından başlamak üzere 10 saate varan süreyle ters kelepçeyle tutulduklarını, aç susuz karanlıkta bırakıldıklarını, tuvalete gitmelerine izin verilmediğini anlattılar. Tuvalet için izin alabilen öğrencilerden ikisine ise polislerin “Kelepçeni açmama gerek var mı?” diye sorduğu dile getirildi. Bir öğrenci de gözaltı aracında su vermek isteyen polislerin diğer polisler tarafından engellendiğini açıkladılar.
* Bir çok öğrenci de aynı gün düzenlenen Taşoda Müzik Festivali için kampüste olduğunu, kalabalığı görüp gittikleri yürüyüşte herhangi bir uyarı yapılmadığını bildirdiler.
* Öğrencilerden E.K., “Müzakereyle dağılalım istedik ama olumlu karşılık alamadık. Ters kelepçeliyken, polis başımı aracın kapısına vurdu” dedi.
* Öğrenciler, muayene sırasında polislerin çıkmadığını, röntgen çekilmesini isteyen hekimi polislerin “gerek yok” diyerek yönlendirmeye çalıştığını, düzenli ilaç kullananların talebinin dikkate almadığını anlattılar.
30 Mayıs 2023 tarihinde yapılan ikinci oturumda salona sivil polislerin girmesi üzerine avukatlar, polislerin dışarı çıkarılmasını istediler. Hakimin “salonda kaç polis var?” sorusu üzerine kürsünün önüne gelen polisler “izleyici” olarak duruşmaya katıldıklarını iddia ettiler. Sanık avukatları ise kimlik tespiti yapılmasını ve dosyada isimlerinin olup olmadığının kontrolünü istediler.
Avukatlar, “Buradaki polislerin amiri Hanefi Zengin’in öğrencileri darp ettiği dosyasında yer alan bir davada, bu polisler salonda nasıl bulunabilir?” diye sordu. Hakim de, polislerin varlığının sanıkların savunmalarını engelleyeceğini öngörerek tüm sivil polisleri salondan çıkardı.
1 Haziran 2023 tarihinde yapılan son oturumda polisler, sanıklara ve davayı izleyenlere duruşma çıkışında “toplu şekilde” hareket etmemelerini “salık verdi“. Basın açıklaması yapılmaması için adliye çıkışında 11 gözaltı aracı, 1 TOMA, 4 polis arabası, 100’ün üzerinde kalkanlı ve tam teçhizatlı çevik kuvvet polisi yer aldı…
Duruşmaya, 2 Kasım 2023 (09.30) tarihinde devam edilecek…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir